Burdur Haber, Son Dakika, En Son Haberler

İNSANLIĞI ÖLDÜRMEYELİM

Merhaba değerli dostlarım,             Bundan önceki dönemlerde farklı gazete ve köşelerde zaman zaman yazılar yazmış ve bu sayede sizlerle görüş ve düşüncelerimi paylaşma imkânı bulmuştum. Bir yandan ON5 Ajans’ın sahibi değerli kardeşim Sayın Engin İş’in ricasını kırmamak, öbür yandan gerek yerel ve gerek genel gündeme dair bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak adına yeniden huzurlarınızdayım. Yazımın hemen […]

İNSANLIĞI ÖLDÜRMEYELİM
21 Mart 2019 - 13:18 'de eklendi.

Merhaba değerli dostlarım,

            Bundan önceki dönemlerde farklı gazete ve köşelerde zaman zaman yazılar yazmış ve bu sayede sizlerle görüş ve düşüncelerimi paylaşma imkânı bulmuştum. Bir yandan ON5 Ajans’ın sahibi değerli kardeşim Sayın Engin İş’in ricasını kırmamak, öbür yandan gerek yerel ve gerek genel gündeme dair bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak adına yeniden huzurlarınızdayım. Yazımın hemen başında, sizlerle tekrar buluşmama vesile olan sevgili Engin İş kardeşime teşekkürlerimi ifade ediyor ve başarılar diliyorum.

            Değerli dostlar,

            Malumlarınız olduğu üzere önümüzdeki süreçte 31 Mart 2019 tarihinde bir seçim yapılacak. Gerek şu ana kadar şahit olduğum bazı eylem ve söylemler nedeniyle ve gerekse bana ulaşan bazı bilgi ve duyumlar nedeniyle bu yazımı seçimler konusuna ayırmak istiyorum.

            Aziz milletimiz parlamenter sisteme geçtiği günden bu güne kadar hem genel ve hem de yerel anlamda pek çok seçim süreci yaşadı. Bu süreçlerde zaman zaman yüzümüzü güldüren, zaman zaman bizleri kaygıya ve endişeye sevk eden ve zaman zaman da bizleri umutlandıran pek çok eylem ve söyleme tanık olduk. Seçimlerde bazı partiler halktan aldıkları destekle sandıktan zaferle çıkarlarken, bazı partiler ise halktan yeterli destek alamadıkları için muhalefette kaldılar.

            Çoğunuz gibi ben de bu yaşıma kadar pek çok seçime katıldım ve pek çok seçim sürecinde fiili olarak sahalarda bulundum. Bu nedenle siyaset, siyasetçiler ve siyaset dili üzerine bazı tecrübelere sahibim. Bu yazımda bu tecrübeler doğrultusunda zaman zaman geçmişte yaşanan seçim süreçleri ile günümüzde devam eden seçim süreçlerini kıyaslamak ve önemli bulduğum bazı hususlara hem siyasilerin ve hem de sizlerin dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

            Değerli dostlar,

            Geçmiş seçimlere kıyasladığımızda bu seçimlerde kullanılan siyaset dilini daha ağır, daha ağdalı ve daha alt seviyede bulduğumu hem bir görüş ve hem de bir tespit olarak sizlerle paylaşmak isterim. Özellikle Burdur gibi küçük Anadolu şehirlerinde ve küçük seçim çevrelerinde gerek siyasilerin ve gerekse parti taraftarlarının birbirilerine karşı eylem ve söylemlerinde çok daha dikkatli olmaları gerektiğini düşünüyorum. Kırıp dökmeden, beyinlerde kötü hatıralar bırakmadan, gönülleri tarumar etmeden bu seçim döneminin tamamlanmasını hem dostluklara zeval gelmemesi ve hem de birbirimize mahcup olmamamız bakımından önemli buluyorum. Zira seçimler bitecek, sonuçlar açıklanacak, kazanan kazanacak, kaybeden kaybedecek; ama siz bu ülkede ve bu şehirde yaşamaya devam edeceksiniz.

            Bu süreçte aslolan projeler üzerinden siyaset yapmak olmalıdır. Hem iktidar partisinin, hem de muhalefet partilerinin sen-ben kavgası yerine halkı ikna edecek projeler üretmeleri, doğruları alkışlama, yanlışları da edep ve adap ölçüleri içerisinde eleştirme alışkanlığı kazanmaları şarttır. Muhalefet iktidarın her yaptığına yanlış dememeli, iktidar da muhalefetin her söylediğini bir karşıtlık eleştirisi olarak algılamamalıdır. Elbette eleştiriler de takdirler de olacaktır. Ancak bu eleştiri ve takdir durumlarında kantarın topuzu kaçırılmamalıdır. Gerek eleştirirken ve gerekse takdir ederken asla abartıya kaçılmamalıdır. Bu ülkeyi ve bu şehri yönetmeye talip olan insanların her konuda sıradan bir vatandaşa göre çok daha donanımlı, çok daha tutarlı, çok daha temkinli, çok daha yapıcı ve çok daha hassas olmaları lazımdır. Aksi takdirde halkın gözünde saygın biri olmaktan çıkar sıradan biri olursunuz. Size bel bağlayan ve sizinle birlikte yol arkadaşlığı yapan insanlar başta olmak üzere tüm halkın güvenini kaybeder ve umutlarını heba edersiniz. Bu durum ise sizi hem gözden, hem de gönülden düşürür.

            Tüm siyasilerin şunu çok iyi bilmeleri ve hiç hatırdan çıkarmamaları gerekir ki; ne bu sıfatlar ve etiketler, ne bu makam ve mevkiler ve ne de bu hayat ve bu dünya kalıcı değildir. Tam tersine geçicidir. Sizden önceki liderler, siyasetçiler, devlet adamları, makam, mevki, etiket, şan, şöhret ve zenginlik sahipleri nasıl gelip geçtilerse buralardan sizler de gelip geçeceksiniz. Geride sadece hatıralarda bıraktığınız izler kalacaktır. Bu izler halk nezdinde olumlu ise hayır dua ile anılacak ve hayırla yad edileceksiniz. Olumsuz ise olumsuzluklarınızla hatırlanacaksınız.

            Değerli dostlar,

            Aslında sözün özü şudur. Kimliğimiz, etiketimiz, makamımız, görevimiz, işimiz, vb. her ne olursa olsun öncelikle insan olduğumuzu unutmamalı ve insana yakışır bir şekilde yaşamayı kendimize ilke edinmeliyiz. Yukarıda ifade ettiğim hususlarda en az siyasetçiler kadar birey olarak bizler de dikkatli ve hassas olmalıyız. Zira bütün yolların mezarlıkların giriş kapılarında kesiştiği gerçeği çok net olarak ortada iken bu gerçeği göz ardı edemeyiz ve görmezden gelemeyiz. Bu nedenle diyorum ki; gelin insanlığı öldürmeyelim. Çünkü insanlık ölürse insanlar ölür…

            İşte böyle değerli dostlar! Ben diyeceğimi dedim. Gerisi herkesin kendine kalmış. Bu vesile ile 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan seçimlerin ülkemiz, milletimiz, devletimiz,  demokrasimiz ve her kademede aday olan vatandaşlarımız için hayırlı ve uğurlu olmasını temenni ediyor, sizlere sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve başarı dolu güzel günler diliyorum. Kalın sağlıcakla. 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER